|
|

Cem YILMAZ
|
2004'TE TÜRKİYE
Meclis'te parlamenterlere lap-top dağıtılması demokrasimizi nasıl
etkileyecek?
Bunun kullanma amacı ne olacak bilemiyorum. Ama 'g.te minder' diye
kullanılma tehlikesi var. O deri koltuklarda bir maraz olduğunu duymuştum.
2004'te siyasette Ecevit, Erbakan,
Demirel, Çiller, Yılmaz olmayacak. Mizahçılar açısından zor bir yıl
olmayacak mı?
Karikatür dünyasında uzun zamandır bunun sıkıntısı yaşanıyor. Biz de "Lider
yok ki, taklidini yapasın" diye espri yapıyoruz.
Üzerine espri yapılamayan lider
korkutur beni… Hiç Bahçeli esprisi duymadım mesela… Yıldırım Akbulut'u çok
arayacak gibiyiz.
Ben onun zamanında başlamıştım mizaha biliyor musun….
İstanbul'da belediye başkanı olarak
kim görünüyor?
Otobüslerin rengini kırmızıya dönüştürecek kim varsa, ben onun kazanmasını
isterim. Aslında çok başarılı, yumuşak bir geçiş yaptılar: 'Doğa dostu
otobüs' 'ekolojik, hijyenik otobüs' filan diye diye bütün otobüsler yemyeşil
oldu. Bence otobüsler değil de etraf yeşil olsa daha iyi olur.
Köşk'te milli bayram
resepsiyonlarında bir kriz beklenir mi? Senin Cumhurbaşkanı ile tanışma
şansın oldu mu?
Olmadı. Bir çok kimsenin de olmadığını tahmin ediyorum. Cumhuriyet bayramı
resepsiyonuna bazı sanatçıları davet ettiler. Doğrusu ben de gitmeyi
isterdim. Ama öyle bir davet olmadı. Bu davetin nasıl geldiğini de merak
ediyorum.
AB üyeliği? Ne zaman girebilecek
Türkiye?
"Bu şartlarda mümkün değil abi" ile "Girdik sayılır" arasında gidip
geliyoruz. Valla benim için saat kaçta gireceği önemli… Çünkü ben öğlene
kadar uyuyorum. "Gündüz gireriz de ben uykuda olurum, atlarım, Euro'ya
geçilir parasız kalırım" diye korkuyorum.
Kıbrıs? Sence Türkiye, Kıbrıs'ta
bir kumar mı oynuyor?
Onu Mehmet Ali Erbil'e sormak lazım.
Deprem? Vizontele'de müteahhit
'Artist Fikri' vardı. Onların inşaatları başımıza göçecek mi?
Veli Göçer vardı ya… Bir insan bu kadar mı soyismiyle müsemma olur. Ben bir
de o anlamda eski RTÜK Başkanı Nuri Kayış'ın soyadını çok anlamlı bulurum.
İsmi söylendiği anda, kanalın kapanması icap ediyor.
Liradan üç sıfır atılması
hayatımızı nasıl etkileyecek?
Bence sadece memur maaşlarından üç sıfır atacaklar, fiyatlar aynı kalacak.
Yani gelirleri azaltacak, giderlere dokunmayacaklar. Maliye geçenlerde şöyle
bir açıklama yaptı: "Bakın, 1,5 milyar maaş alan birinin maaşı 1,5 milyon TL
olacak. Ona göre harcayın" diyordu. Adamlar ipucunu veriyor işte…
2004'TE DÜNYA
Uzaydan başlayalım: Mars'ta hayat olduğu kanıtlanacak mı?
Bence 2004'te Mars'ta su bulunacak. Ama akabinde bunun kuyu suyu olduğu,
içilemeyeceği anlaşılacak.
Uzaylılar gelecek mi?
Ben bu soruyu bir röportaj için gittiğimizde Demirel'e sordum. Baktım ki her
şeyi biliyor, cevap vermediği soru yok, dedim ki, "Efendim, Marslılar var
mı?" Ben sandım ki, bu soru üzerine yüzündeki maskeyi çıkaracak –mesela
Ecevit çıkacak altından filan- ya da "Bu ne biçim soru" diyecek, şöyle bir
baktı ve güldü yalnızca… Hiçbir şey demedi.
Saddam Hüseyin ne olacak?
Onun dublörleri yakalanmaya başlayacak artık… Kuyuda paralarla yakalanması
hakikaten tam karikatürdü.
Sıra Bush'un yakalanmasına geldi
mi?
O da Teksas'ta bir petrol kuyusunda, yanında bir milyon dolarla yakalanacak.
Bin Ladin?
Onun kellesine 50 milyon dolar veriyorlar ya, bir arkadaşla Sinan Çetin'i
'Bin Ladin' diye ihbar etmeyi düşünüyoruz. Kır sakallarına biraz rötuş yapıp
tıpatıp benzetebiliriz.
Michael Jackson'ın çocukları taciz
skandalı nereye varacak?
"Kaset çıkaracakmış, promosyon için yaptı" diyorlar. Geçen gün Eğitim
Gönüllüleri Vakfı'nın gecesine çağrıldık. "Siz çocukların sevgilisisiniz"
dediler. "Yanlış" dedim, "O, Michael Jackson…" Bundan sonra hiçbir sanatçı
için "Çocukların sevgilisi" denemeyecek.
Tıp insan ömrünü uzatabilecek mi?
Evet, insan ömrü 400 yıl olacak, ama emeklilik yaşı da 360'a çıkarılacak.
Dolayısıyla bir şey değişmemiş olacak.
Ozon tabakası delinecek mi?
O da artık delinsin be birader… Sahi Ozan Orhon dile biri vardı, ne oldu
ona…?
Bilgisayar teknolojisi dünyayı
nereye götürüyor?
Bence yavaş yavaş teknolojiden sıkılıp geriye gitme dönemi başlayacak.
Sonunda bu lap-top'ların, internet'in filan o kadar elzem şeyler olmadığı
anlaşılacak. 2025'te yeniden homo erektus'a dönüşmüş olacağız. (hem "homo",
hem "erektus" nasıl oluyor hiç anlamam ya…)
Pop Star yarışması nasıl bitecek?
Bence bundan böyle her meslekle ilgili yarışma düzenlenecek. En komik
komedyen yarışması… En iyi avukat yarışması… En iyi beyin cerrahını seçmek
için doktorların yarıştığını düşünsene…
Bayhan'ın durumu nasıl görünüyor?
Bayhan'lar ölmez/vatan bölünmez. Geçen gün bir yerde söyledim: "Sahneye
çıkmadan önce birinin kafasına odunla vurdum. Tahmin ediyorum ölmüştür. Jüri
oradan bana bir kanaat notu verir herhalde" diye…
Şimdi televizyonda yaşayan insanlar
oluştu. BBG evinde yaşıyor, yarışarak evleniyorlar.
Eskiden 'sevişerek evlenmek' diye bir tabir vardı. Televizyonda artık böyle
şeyler görmek istiyoruz.
Dizinden kurşunlanan kadınlar
serisi sürer mi?
Yakalananların "Aklıma esti vurdum" dediğine bakılırsa bu, hepimizin başına
gelebilecek bir şey gibi görünüyor. Bu da çok can sıkıcı tabii…
Televole salgını sürecek mi?
Bu ara biraz duruldu gibi… Bence bunda MİT müsteşarının "Komünizm gelir"
uyarısı etkili oldu. MİT el koyunca dağıldılar. Herhalde insanlar "Komünizm
geleceğine, magazinden vazgeçelim" dediler.
Halkımızın Pınar Altuğ'dan,
oynadığı roldeki gibi yaşamasını istemesi diğer sanatçıları nasıl etkiler?
Allahtan ben hep kötü adam rollerinde oynuyorum. Gelip "Abi sen kötü adam
taklidi yapıyorsun, ama bayağı düzgün adamsın. Ne sahtekârlık bu" diye
kızamazlar ya…
Hatıra yazıp itirafçı olmak eğilimi
baş gösterdi bir de…
Müjdat Gezen'e çok acımasız davrandıklarını öğrendik sonradan işin aslı
ortaya çıkınca; ama doğrusu benim de ilk reaksiyonum şu oldu: Bir gün evde
otururken "Yahu ben kimlerle yatmıştım hanım… Ver şurdan bakiyim not
defterimi" demiş sanki… Bu herhalde bir sanatçı için yapılacak son şey
olmalı… Ama biz işleri büyütmeyi severiz. Ben de olayların üzerine biraz
'abartma tozu' serperim ki mizah çıksın.
Bir yandan buralarda çok
muhafazakâr görünen toplum, bir yandan da reklamlarda kadın bağını,
prezervatifi görmeye başladı. Gelen seyircide, böyle bir açılıp saçılma hali
gözlüyor musun?
Orada benim ölçütüm şudur: Aile içinde konuşulamayacak bir şeyi sahneye
taşımam. Mahrem konular ne tonda konuşulabiliyorsa o tonda konuşurum.
Ama o ton reklamlarla, cinsel
eğitim dersleriyle, internetle biraz genişlemedi mi?
Evet, ar damarına anjiyo yapıldı. Hani starlarda "Estetikse soyunurum" diye
bir laf vardır ya... Ben de öyle diyeceğim: Estetikse açılın…
Milli piyangoda büyük ikramiyeyi
kazanacak şanslıya 2004'te 10 trilyonla ne yapmasını tavsiye edersin?
Bakın hemen bir menü yazayım da ben hemen harcayıvereyim size o parayı…
Hayaller suya düşsün:
Ulus Maya'da bir daire : İki milyon dolar…
Bir Ferrari : 340 bin dolar… Ferrari'nin taşıt pulu: 9,5 milyar…
Ev içi mobilya, elektronik eşya, beyaz eşya vs.: 750 milyar da oraya gitti.
Biletin çeyrekse, para bitti bile… Devam edelim:
Bir tekne: Bir milyon dolar.
Yani bu hesapla evi, arabayı, tekneyi alıyorsun, Üçüncü taşıt pulunu aldığın
zaman para bitmiş oluyor. Hâlâ para arttıysa o da boşadığın eşin nafakasına
gider.
Süreyya Ayhan Olimpiyat şampiyonu
olabilecek mi?
Bence onun ikinci olması adettendir.
2004'te Cem Yılmaz'ın heykeli
dikilecek mi?
Geçen gün Engin Ardıç, "Oğlum Cem, yanlış yoldasın" diye yazmış. "Bu
memlekette heykelinin dikileceğini sanıyorsan, yanılıyorsun" diyor. Ben
heykelimin dikileceğini sanacak kadar geri zekalı değilim, bir… İkincisi,
Allah insanın heykelini diktirmesin, çünkü ne zaman heykelin dikilirse, o
zaman kuşlar üstüne sıçar. Bu kaçınılmaz bir denklem yani… O nedenle
heykelle işimiz olmaz.
Vizyona giremeyen filmin Gora'ya ne
olacak?
Benim en çok ilgimi çeken soru bu… 2004'te izleriz diye umuyorum.
Türkü kaseti filan çıkaracak mısın?
Böyle haberler çıkınca tüylerim ürperiyor: "Kaset çıkaracak." Bir an
düşünüyorum, "Yahu zevk benim değil mi, elime bağlama alır türkü söylerim,
kaset yapar çıkarırım." Bunu sırf serserilikten yapabilirsin. Ama o kadar
kolay olmuyor işte… "Türkülerimiz elden gidiyor"dan tut, "Senin üstüne
vazife miydi"ye kadar gidebiliyor. Öyle radikal değişiklikler pek sevilmez
bizim memlekette… İşin tuhafı, o radikal çıkış yaparak şöhret oluyorsun,
sonra ciddi değişiklik istemiyorlar.
Saçını kazıttın diye herkes
kazıttı, karizma yapmaya çalıştılar. Şimdi sen tekrar uzatıyorsun, millet
sonuç alamadan damdazlak ortada kaldı.
Bizim Cem Yılmaz'lığımız kellere yaradı. Beni kel zannettiler. Daha
toplumumuz dazlakla keli ayıramayacak durumda Can Bey…
Yılmaz Erdoğan'la ikili şov
planlıyormuşsunuz?
Evet, dünya tarihini şöyle bir baştan değerlendirelim istiyoruz. Keşifler ve
buluşlar. Bunlar gerçekten nasıl yapıldı, filan… Aslında çok klişe bir
şeydir. Ama böyle iki kişinin başrolü paylaştığı çok sağlam skeçlerden
oluşan kalabalık kadrolu bir şey planlıyoruz. Atıyorum, Tao nasıl bir
adamdı, karısıyla cinsel hayatı nasıldı? Hem mimar, hem mühendis, hem
ressam, hem bilgin olan Leonardo da Vinci bu kadar mesleği nasıl
yapabiliyordu? Böyle şeylerden yola çıkarak bir dünya tarihi yapacaktık.
Filmler karıştı araya… Erteledik. Ama Yılmaz'ın filmi de vizyona girdikten
sonra yaz sonu başlayabiliriz.
2004 için kabus senaryon var mı?
Mesela savaş çıkmış yeniden askere çağrılmışsın ya da bir gün şov yaparken
seyirci akın akın dışarı çıkmaya başlamış gibi…
Valla en kötü senaryoya o kadar yakın bir hayat yaşıyorum ki… Bugün "Auto
focus" diye çok enteresan bir film izledim. Televizyonla şöhret olmuş,
eğlence hayatı içinde bir adamın 1978'de öldürülüşünün hikayesi… Orada
görüyorsun ki, bir yanlış anlamayla meşhur olabilirsin, sonra o seni şöhrete
kavuşturan vesile yine rastlantısal bir şekilde ortadan kalkabilir. Ve süper
bir boşluğa düşüyor adam… Perişan oluyor. Çalışmadığı zaman aç kalabilecek
bir noktaya geliyor. Bu tür mesleklerde bu türden bir kötü senaryo hiç de o
kadar uzak değil. Onu hiçbir zaman unutmadım. Ama bu nasıl göğüslenir,
onunla ilgili hiçbir fikrim yok. Problem şurada: Başkalarının ne dediği çok
önemliyse sizin için o zor… Mesela sen, "Yerel bir gazetede köşe yazmaya
devam ederim" diyebilirsin, fakat başkaları bunu problem yapıp, "Can'ı
gördün mü abi, Konya Meram gazetesinde yazmaya başlamış" dedikleri zaman
senin için de problem haline geliyor. Bunu göğüslemek çok zor. Ben de
hissiyat olarak yarın limon satmaya başlayabilirmişim gibi geliyor, ama bu,
herhangi birinin limon satması kadar kolay absorbe edilemeyebilir.
Çok teşekkürler…
Bir dakika bir telefon geldi… (Telefonu açıyor) Ne, Mars'ta su mu varmış…
Kuyu suyudur o abi… (Kahkahalar…)
Burçlara göre de bir gelecek yıl
kehaneti yaptı Cem Yılmaz... Hepsine tek tek tavsiyelerde bulundu.
Mesela Kova'lara "Akarken doldurun" dedi.
Yengeçlere "Kabuğunuzu kırın..."
Futbol federasyonuna tavsiyesi ise
şuydu: "Ligi iki takıma indirsinler. Aralarında oynatsınlar."
|
|
|
|
|