|
|

Ağustos böceği ve
Karınca
Yazin sicak,guzel gunlerinden bi gun yine bizim karinca serin sulara
girip rahatlayip eglenmek yerine yine calismaktadir. Agustos bocegi
ise evinin arka bahcesindeki havuzda guzel kizlarla birlikte
eglenmektedir.Karinca bunu her gordugunde ise icin icin kiskanmakta
ama
-"Sen asil kisin gorecen" diyerek kendini avutmaktadir.Derken tum
yaz boyle gecer
ve yavas yavas sonbahar ve de kis gelir.Yagmurlu bir kis aksami
karinca evinde,kucuk sobasinin onunde oturmus pencereden disari
bakmaktadir.Elinde de yazin topladigi yemek parcaciklarini
yemektedir. Derken evin onune bir limuzin gelir.
-"Allah Allah" der icinden.
-"Bu kimdir acep?".
Sofor cikar ve en arka kapiya gider.Kapiyi acinca icerden once iki
tane fistik gibi kiz ve ardindan kurkler icinde bizim agustos bocegi
cikar.Yavas yavas karincanin evine dogru gelir.Pencereden cikar ve
-"Hayrola agustos bocegi" der karinca.
-"Ne olsun iste..Bizim arkadaslar cagirdi
da Paris te parti varmis,oraya gidiyorum" der agustos bocegi.
-"Sen de bir sey ister misin? diye bir ugrayayim dedim."
Karinca;
-"Sagolasin.Aslinda var bisiy.Yaparsan sevinirim valla.Orda yasayan
La Fontaine adinda bir ibne varmis.
Benim icin onu bi guzel sitermisin!..?"
Devekuşu ile aslan
Devekuşu bir aslanın geldiğini görünce çok korkmuş. Hemen kafasını
kuma sokmuş. Aslan devekuşunun yanına gelmiş, çevresinde bir iki tur
atmış. Karnı tokmuş aslanın konuşacak arkadaş arıyormuş. Devekuşunun
arkasında durmuş. Pençesiyle devekuşunun ayağına şöyle bir dokunmuş.
“ Arkadaş, bakar mısın? Biraz sohbet edelim, canım sıkılıyor da ”
diyecekmiş ki burnunun üstüne
yediği tekme ile sırtüstü yere yığılmış. Devekuşu şaşkın bir halde
ne oldu, kime vurdum, diyerek kafasını kumdan çıkarmış. Bakmış aslan
boylu boyunca yatıyor. Öldüğünü zannetmiş. Çevrede ne kadar devekuşu
varsa toplayıp getirmiş. Başlamış palavra atmaya: “ Yok işte aslan
gelip ona sataşmış. Bu da demiş ki: Bak aslan git sonra canını
yakarım. Aslan hakaret etmiş, bunu itelemiş. Bu da aslanı ayağının
altına almış, çiğnemiş, yerlerde sürüklemiş. “ Diğerleri de
devekuşuna katılmışlar. Atmışlar, tutmuşlar. Biz olsaydık şöyle
yapardık, böyle yapardık diye. Baygın aslan kendine gelince bakmış
herkes atıp tutuyor. Bir kükremiş, yer gök inlemiş. Bütün
devekuşları kafalarını kuma sokmuş. Aslan orada fazla eğlenmemiş,
kaçıp gitmiş.
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Sincap
Karısının sözünden
hiçbir şekilde çıkmayan bir iş adamı varmış. Bu adam bir gün iş için
Japonya'ya uçacakmış ki karısı ondan gelirken bir sincap getirmesini
istemiş. Adam tamam karıcım diyerek Japonyaya uçmuş. İşlerini
bitirdikten sonra karısının isteği üzerine bir sincap almış ve
havaalanına gitmiş. Kapıda uçağa hayvanların bindirilemeyeceğine
ilişkin bir yazı görmüş ve WC'ye gitmiş. Sincabı donunun içine
koymuş. Uçağa binmiş. Uçak havalandıktan bir süre sonra adam bi "Ah"
çekmiş. Yanında oturan adam
-"Beyfendi noldu bişeyiniz mi var?" demiş. Adam yok bişey diyerek
geçiştirmiş... 1 saat kadar sonra bir kez daha "Ah" çeker. Bu sefer
bütün yolcular sorar;
-"Beyfendi noldu bişeyiniz mi?" var diye. Adam yine yok bişey
diyerek geçiştirir. Kısa bir süre sonra yeniden "Ah" çeker ve
hosteslerden biri gelip
-Beyfendi ne oldu bişeyiniz mi var der. Adam yine yok bişey der.
Uçak artık Türkiyeye inmek üzeredir; bizim ki öyle bir "AH" çeker ki
pilotlar bile gelip nasıl olduğunu sorarlar adam
-"Yok bişey siz sadece uçağı yere indirin yeter!" der. Uçak iner ve
bizim ki hemen WC'ye gider sincabı çıkarır ve başlar onunla
konuşmaya:
-"A.... kodumun sincabı, s.k.mizi dal sandın sallandın bişey
demedik, g.tümüzü yuva sandın girdin çıktın birşey demedik, ...aşşaklarımızı
ceviz sandın birbirine vurup kırmaya çalıştın bişey demedik, be or.spu
evladı o cevizleri o yuvaya sokmanın ne anlamı vardı?"
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Kaçak Zürafa
CIA ve MİT hangi
istihbarat örgütünün daha iyi olduğu konusunda bahse girmişler.
kurallar belirlenmiş. ormana bi zürafa salınacak, saklanması için
iki gün süre verilecek , bu sürenin sonunda zürafayı en kısa sürede
bulup yakalayan taraf bahsi kazanmış olacak.
herşey hazırlanır, zürafa ormana bırakılır, iki gün sonra önce cia
ajanları aramaya başlar. uydu fotoğrafları, termal kameralar,
ormandaki ajanlar vs vs derken iki saat içinde zürafa elleri kolları
bağlı , paket şeklinde tutuklanarak getirilir.
sıra mit'e gelmiştir. zürafa tekrar ormana bırakılır, iki gün sonra
mit ajanları aramaya başlarlar. bir sat geçer, iki saat geçer, beş
saat geçer ses yok. bir gün olur ses yok. ikinci günün sonunda karga
tulumba vaziyette ağzı gözü patlamış, kafası kolu kırılmış,
hertarafı mosmor bir fil jürinin karşısına getirilir.
"işte zürafayı yakaladık" der mit ajanı.
jüri şaşırır.
"bunun neresi zürafa yahu, basbayağı fil bu" der.
fil bunu duyar duymaz ağlamaya başlar ve.
"abi ne alakası var ne fili , anam avradım olsun zürafayım ben" der.
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Peliador
Aslan bir süre için
karşıdaki ormana ziyaret yapaacakmış. hayvanlara toplanmalarını
yerine vekil seçeceğini duyurmuş, bütün hayvanlar toplanmış, aslan
bir kayanın üzerine çıkmış hayvanlara seslenmiş ben bir süre
ormandan ayrılacağım, bu süre içinde can dostum tilki size krallık
yapacak onun emrinden çıkana gelince hesap sorarım diye kükremiş ve
yola koyulmuş.Ertesi gün tilki ormanda gezerken bakmış bir çakal
gidiyor,yanaşmış ve ona bir parmak atmış,çakal hışımla dönmüş bakmış
kral vekili tilki sesini çıkaramamış. Tilki az ilerdede bir kurt
görmüş sessizce yaklaşmış bir parmakta kurda atmış kurt hışımla
dönmüş bakmış kral vekili tilki sesini çıkaramamış. Tilki havalı
havalı yürümeye devam ederken bakmış bir ayı yine sessizce yaklaşmış
bir parmakta ayıya atmış,ayı hırsla geriye dönmüş tilkiyi şöyle bir
tutmuş çevirmiş arkasını tilkiyi bir güzel al takke ver külah
yaptiktan sonrada fırlatıp atmış tilki canı yanmış şekilde kalkmış
ayağa:
-Allahın ayısı bir kez olsun da toplantıya katıl be...
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Papagan
3 Rahibe kiliseye
giderlerken bir kuşçu dükkanının önünden geçerlermiş. Dükkanın
dışarısında kafeste bir papagan varmış, ve rahibeler ne zaman geçse
bu papagan bagıra bagıra 3 renk söylermiş, mesela bir sabah beyaz!
beyaz! kırmızı!, bir sabah mavi! siyah! kırmızı! dermiş. Rahibeler
bir anlam veremez gülüp geçerlermiş. Amaaa rahibelerden birisi bu
olayı çözmüş; ''BANA BAKIN! BU PAPAGAN BİZ OGÜN NE RENK İÇ ÇAMAŞIRI
GİYİYORSAK O RENKLERİ SAYIYOR!!!
Öteki ikisi çok şaşırmışlar inanamamışlar, ama hep birlikte emin
olmak için ertesi sabah üçüde siyah iç çamaşırı giyinmişler,
papaganda o sabah ''siyah! Siyah! siyah! diye bagırmış.
Böylece olay iyice anlaşılmış. Bunun üzerine rahibeler papagana oyun
etmek için ertesi sabah iç çamaşırı giymeme kararı almışlar, yine
yola çıkmışlar.
Kuşçu dükkanının önünden geçerken heyecan dorukta.... Ve papaganın
sesi duyulmuş;
''KIVIRCIK! KIVIRCIK! DÜZ!''
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Tavşan Kral
Orman kralı aslan bir
gün tatile çıkmaya karar vermiş ve yerine vekalet etmesi için
tavşanı seçmiş.Bu kararını da bir toplantıyla bütün hayvanlara
iletmiş.Toplantıda:
-Eğer ben yokken tavşana saygıda kusur ederseniz,hepinizi
mahvederim, demiş.
Ertesi gün olmuş tavşan büyük bir sevinçle uyanmış ve dışarı
çıkmış.Elleri arkasında keyifle ve kibirle ormanda dolaşmaya
başlamış.
Biraz sonra yılanı dere kenarında su içerken görmüş.Sessizce
yaklaşıp yılanın ensesine sağlam bir tokat atmış.Hışımla arkasına
dönen yılan tam tavşanı sokacakken aslanın tatile gitmeden önce
toplantıda söyledikleri aklına gelmiş.Bunun üzerine sinirli bir
şekilde önüne eğilerek :
-Hürmetler tavşan abi, demiş.
Tavşan gezinmeye devam ederken yaban domuzunu çalıların üstünde
uyurken görmüş.eline bir sopa alıp domuzun kafasına vurmuş.
Hışımla uyanan yaban domuzu tam tavşanı ısıracakken,aslanın tatile
gitmeden önce toplantıda söyledikleri aklına gelmiş.Oda önüne
eğilerek :
-Hürmetler tavşan abi, demiş.
Tavşan daha bir keyiflenmiş,kendine daha bir güvenir hale gelmiş
dolaşmaya devam ediyormuş.
Bu sırada ağaçtan sarkan bal kovanını almaya çalışan ayıyı
görmüş."Dur şunada bi' pislik yapıyım" demiş kendi kendine.Ayıya
arkadan yaklaşmış ve ayının kıçına okkalı bir parmak atmış.Ayı öyle
bir sinilenmiş öyle bir sinirlenmiş ki.Arkasına dönmüş tavşanı
yakalamış bir sikmiş bir dövmüş bir sikmiş bir dövmüş.Tavşanın
pestilini çıkarmış bir kenara atmış ve homurdana homurdana
uzaklaşmış.
Tavşa güçlükle yerinden doğrulmuş ayının arkasından bakarak "Ulan
ayı oğlu ayı hiçbir toplantıyada katılmaz ki" demiş.
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Eşşek Kızana Gelmiş
Adamın birinin dişi
eşşegi kızana gelmiş..Eşşek bu dururmu kızana gelince başlarmış
geceleri anırmaya.Komşular demişlerki adama:
- "Tepeköyde bol erkek eşşek var git orada çifleştir."
Adam atmış eşşeği traktörün römorguna çıkmış tepe köye çifleştirmiş
eşşegi.Yalnız adama demişlerki:
- "Eger tutarsa eşşek ot yer tutmassa çamura yatar ozaman yine
getirir yine çifleştiririz."
Adam tutmuş köyünün yolunu...Sabah olunca ilk işi eşşege bakmak
olmuş, bakmış eşşek çamurda yatıyo doğru tepeköye tekrar..Öteki
sabah yine bakmış eşşeğe "çamurda mı yatıyo yoksa otluyo mu" diye ..Eşşek
yine çamurda:)adam atmış eşşeği römorga yine:)Bu böyle 1_2 ay sürmüş
adam artık bıkkın bir şekilde hanımına sormuş :
- "Hanım baksana bizim eşşek yine çamurda mı yatıyo..yoksa artık
tuttu da ot mu yiyooo??"
Kadın:
- "Hayır bey çamurda yatmıyoo.."
Adam:
- "Eee hele şükür be o zaman ot yiyooo tuttu tuttu"
diye bagırır!hanımı:
- "Hayır hayır bey hemen sevinme eşşek römörga çıkmış seni
bekliyoooo:)"
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Pozisyon
Yeni evli iki çift
gerdek gecesi sevişmek için hazırlanırken kadın birden eşine
-Yapamayacağım, der.
Eşi sebebini sorduğunda
-Bu papağan bana bakarken rahat davranamıyorum, yanıtını verir.
Bunun üzerine adam papağana doğru yönelir. Papağana
- Şimdi arkanı dön. Eğer bizim tarafa dönecek olursan senin ananı *ikerim,
der.
Bunun üzerine papağan arkasını döner. Karı kocanın işi biter, sabah
olur. Papağanın arkası hala dönüktür. Çift ise balayına gitmek için
valizlerini toplamaya başlarlar. Fakat son bir parça valize
sığmamaktadır. İçeride şu diyalog geçer:
- "İttir ittir..."
- "Olmuyor ittiriyorum."
- "Biraz daha zorla, girdi girecek."
- "Dayanamayacağım, gücüm kalmadı."
- "Ha gayret, sık dişini, az kaldı giriyor."
- "Yok bu böyle olmayacak.Ben en iyisi gardolabın üstüne çıkıp
oradan atlayiim, belki o zaman girer."
Bunun üzerine papağan arkasını dönerek
- "Valla diil anamı, sülalemi mikseniz bu pozisyon kaçmaz..."
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Asansör
Temelle oğlu İstanbulu
hiç görmemişler ve bir iş için oraya giderler.
Küçük köylerinden sonra gördükleri her şeye şaşırır ve hayretler
içinde kalırlar.
Taksim'de gezerlerken bir otelin içine girerler. bir bakarlar ki
demirden duvarlar ve bu duvarlar otomatik olarak açılıp
kapanabiliyor.
Tabii ki ikisi de şaşırmış. Temelin oğlu babasına sormuş ; "Buba bu
ne ya?"
Temel hayatında hiç asansör görmediği için şu şekilde yanıtlamış
"Oğlum ben böyle bir şeyi hayatımda görmedim, ne olduğunu
bilmiyorum."
İkisi de büyük bir şaşkınlıkla bu duvarlara bakarken 150 kiloluk
şişman bir bayan açılan duvarlardan küçük bir odanın içine girer.
Duvarlar yine kapanır ve numaralar birer birer yükselmeye başlar.
Daha sonra numaralar küçülmeye başlar. Temel ve oğlu şaşkınlık
içindedirler.
Birazdan duvarlar yine açılır ve dışarıya 24 yaşlarında çok
güzel,seksi, zayıf ve sarışın bir bayan çıkar.
Temel gözünü bu bayandan ayırmadan oğluna sessizce ; "Hemen git
anani al ve buraya cetur."
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Ayı ve Tavşan
Sihirli Kurbağa bir gün
ormanda gezerken, Tavşan kovalayan ayı ile karşılaşmış. Tavşan can
derdinde, ayı et derdinde derken sihirli Kurbağa duruma el koyup
demiş ki:
- Her ikinizin de üç hakkı var. Dileyin benden ne dilerseniz ! Ayı :
- Bu ormandaki tüm ayılar dişi olsun ve tümü bana tutkun olsun"
demiş. Kurbağa anında ayının isteğini yerine getirmiş. Tavşan ise:
- Bana bi kask ver demiş... O da hemen olmuş. Ama ayı içinden :
- Bu Tavşan geri zekalı. Çuvalla para isteseydi, bin tane kask
alırdı. demiş. Kurbağa ikinci isteklerini sormuş. Ayı (babası da
ayıymış zaten!):
- Yan ormandaki tüm ayılar da dişi olsun ve hepsi sadece beni
arzulasın demiş. Trilink!!!! O da tamam. Tavşan ise:
- Ben hızlı bir motosiklet isterim demiş. Ayı iyice şaşırmış. "Bu
Tavşan hepten aklını yemiş olmalı !" diye düşünmüş. Sıra gelmiş son
isteklere.... Ayı:
- Bu gezegendeki tüm ayılar dişi olsun ve hepsi benim için çıldırsın
demiş. Kurbağa bu isteği de hemen yerine getirmiş. Tavşan önce kaskı
takmış, sonra motora binip marşa basmış ve son isteğini söyleyip
gaza basmış:
- Bu ayi ibne olsuuuun !
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Ormanın Kralı
Bir gün aslann birinin
canı çok sıkılmış,şöyle bir ormanı gezeyim
tebamla eğleneyim biraz demiş...Ormanda gezerken bir devekuşu
görmüş,yakalamış devekuşunu boynundan öteki pençesiyle de "Şak, Şak,
Şak" diye üç tokat atmış hayvana,"Söyle LAN!"demiş "Kim bu ormanın
kralı?", devekuşu ürkekce "Sensin aslan abiyyy"demiş,"Tabi lan
benim" demis aslan ve "Şak, Şak, Şak" diye üç tokat daha atıp
firlatmış hayvanı. Derken aslanın karşısına bi kurt çıkmış, tutmuş
kurdu boynundan; "Şak, Şak, Şak" diye atmış tokadı, "Söyle lan"
demiş "kim bu ormanın kralı",kurt da ürkek "sensin aslan abi" demiş,
Aslan da "Tabi lan benim" demiş,"Şak, Şak, Şak" diye üç tokat daha
atmış fırlatmış bi kenara.
Derken bu defa aslanın karşısına bi fil
çıkmış, tam tırsık tırsık kenardan sıyırtcağı sırada kurtla devekuşu
gelip
-sen bu ormanın kralı değil misin aslan abi? koş yakala su
hayvanı demişler. Bu gazı yiyen aslan koşmus tutmuş fili "Şak, Şak,
Şak" diye patlatmış tokadı ve hemen sormuş "Söyle lan; kim bu
ormanın kralı?"...Filin kafası bir atmış, tutmuş hortumuyla
bunu "Pat, Pat, Pat" diye üç kere yere carptırıp firlatmış
atmış...Aslan yerden zorlukla kalkıp elleriyle üstünü silkerken file
dönmüş ve şöyle demiş
-Bilmiyosan bilmiyom de kardeşim.. |
|
|